4 Eylül 2010

Hava Durumu Çok Okunanlar

TOZ GECELERİ

  Sönmüş sümbüllerin de tarihi yazılmalı
Eflatuna şaşıran, yağmuru uzun boylu sananların da

TOZ GECELERİ

Çöpe atılmış ayna ayna mıdır çöpe…


Mühürlü sokakların çıkmazında saklandı erguvanlar polisten
Mahallenin sesine küsmüş adamlarla soba başında söyleştik
Yorgun falların zorlandığı yalanlar ertelendi, utandı telve
Vardiya çıkışlarına sıkışmış devrim uzattı saçlarını
Ben esmerdim, kar sesleri biriktirdim saklımda
Teneşirlerde evladiyelik acılar esmerleşti
Sözü böğründe kilitleyenleri aradık kaç Cumartesi geçti
Güz erkendi, ben erkendim, erkendi patlayan nar taneleri
Çocukluğummuş tanıştım Kafka’yla tarçın kokusu alnıma değdi

Saklanmam mümkün değil yakama sözcük asmışım

Evvel baharı emziren kadınlara soruyorum
Masaya dirseklerini dayayan adamlar nereye bakar
Eve işsiz dönenlerin sustuğu hangi mevsimdir
Kimin kirpiklerinde umuttur Yılmaz Güney
Nizamiye kapılarında yaşlananlar, afişler boyu arananlar
Şımarıklar, her yara izi için başka ödüle uzananlar
Bozuk para, kesif sidik kokusu, paşa alkışlayanlar

Saklanmam mümkün değil, başka derse çalışmamışım

Sabahın yıkanmamış yüzünde kesti saçlarını Gülten Akın
Yoruldum, beni kötüye yordu uykulu göz kapaklarım
Tetikte ağaç kadar giyinik uyuduğumuz geceler çoğaldı
Ağır içkileri hafife aldı pezevenkler
Jetonlar çoğaldı, kiralık ev ilanları, dolmuş durakları
İnsan kaynakları, telefon numaraları, bitimsiz toplantılar
Yılkı atlarının yelesinde ovanın sesi çoğaldı
Kalıp ısrar etmenin kar altından görünen yüzü elbette zaman

Saklanmam mümkün değil, kâğıtlara vermişim sesimin gümanını

Üstelik kedere dâhilim, mahcubum en az Kürtçe kadar
Afyonlu kamyoncunun gözleriyle Silopi’de sızladım
Kına yaktı saçlarına dağların eteğinden devlet
Serçenin döşünde dinlenen rüzgâra eş oldum Habur’da


Saklanmam mümkün değil, yatılı öğrenciler tanıyor beni

Sonradan siyaha mecbur kadınlar çoğaldı
Gözyaşı düştü mermerin ince damarlı dudaklarına
Uykunun kollarında yalnızlaştı örtük kapılar
Ne yedek anahtar, ne akşam yemeği
Yakamdaki resimden öğrendim özür dilemeyi

Saklanmam mümkün değil, Hrant’ın cenazesinde değildim o gün

Çok mavi susunca Akdeniz olan kadınlara soruyorum
Yalnızlığı yenmeye kaç sessiz harf gerektir
Çöpe atılmış ayna, ayna mıdır çöpe
İçinden kan sızan evlerde kimler sevişti
Zamanın yanıldığı yerde asıl söylence neydi
Yavru vatan Kıbrıs da yanıtlasın çelişkileri

Saklanmam mümkün değil, her şeyden çok Salı bugün
Saklanmam mümkün değil, sardunyaların ezberinde kimliğim
Saklanmam mümkün değil, aile albümünde hâlâ Lenin!..

C. Hakkı Zariç
chzaric@gmail.com








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.







Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

Nizam Umur | 14:19

Bu sıkıcı günlerde içimizi ferahlattınız . Eline, diline, yüreğine sağlık sağolun.
Rüyamızda ne görürsek görelim,
Ezberimizde ne tutarsak tutalım,
Bu...P........herşeyi hafife aldı.
Bize inadına direnmek kaldı.

Yazarın Önceki Yazıları