Sokaklarda umut arayan çocuklar
Küresel ısınma, yiyecek ve su kaynaklarını tehdit ettikçe yiyecek fiatları yükseliyor. Fiyatların yükselmesiyle de yoksulluk ve açlık yaygınlaşıyor. Açlığın en etkili olduğu yaş grubu çocuklardır. Açlıktan gözleri, merak ve arzuları büyümüş çocuklarla daha çok karşılaşacağız sokaklarda bundan sonra. Aç çocuklarla, yani insanliğin en duyarlı yanıyla ilgilenmeyen, insanlıkla da ilgilenmez. İnsanlıkla ilgilenenin gözü, çocuk açlığının ve sahipsizliğinin yollara, kaldırımlara düşen izlerini kolayca görür. Görmekle kalmaz, o izleri sürer, o izlerin sahiplerini bulur, onlarla bütünlesir.
Koca bir sistemin sokaklara savurup attığı binlerce, onbinlerce çocukla uğraşmak kolay degildir. İnsanın ve doğanın çlgınca tüketildiği bu korkunç gidişat dünyasında, çocukların edalarındaki büyük ihtiyacı ve yardım yakarışını derinlemesine duyumsayarak harekete geçmek kolay degildir. Kalıcı profesyonellerden, geçici gönüllülerden oluşan bir hareket yaratmak, halkın vicdanını ayağa kaldırarak, desteğini alarak, bu hareketin her ilde kurumlasmasını sağlamak kolay değildir. Bununla birlikte, devletin sarmadığı yarayı, toplumun desteğini alarak –ki toplumun çocuk konusundaki vicdani hassastır- sarmaya cesaret etmek, sarmak mümkündür.
Bunun için, öncelikle atılması gereken somut adımlar neler olabilir? Sokak çocuklarının yoğun olduğu iller başta olmak üzere, Sokaklarda Umut Arayan Çocuklarla Dayanışma dernekleri kurulabilir. Bu dernekler, bir federasyona dönüştürülebilir. Çoğunluğu gönüllülerden oluşan bu dernekler, belediyelerin, çesitli sosyal kuruluşların, tek tek insanların desteğini alarak sokak çocuklarıyla ilişkiye geçip, onların derneklere gelmelerini sağlamaya çalışır. Her dernek, kendi bünyesinde, aç ve açıkta kalan, aciliyet arz eden çocuklar için bir yatak odası, bir de mutfak ayarlar. Dernek, bağrında topladığı çocuklarla düzenli toplantı yapar, onlarla tartışır, onların yapıcı istek ve arzularını esas alır. Onları tasnif eder. Kimsesizlerle aileden kaçanlar için ayrı görev grupları oluşturur. Kimsesiz çocuklar için uzun vadeli planlar yapar. Onları isteyen ailelerin yanına verir, yatılı okul sınavlarına hazırlar. Derneklerin güçlenmesiyle, yani daha gelişkin bir aşamada onları, Federasyonun, kimsesiz çocuklar için yaptırdığı yurtlara gönderir. Aileden kaçanların aileleriyle ilişkiye geçer. Aileleriyle birlikte toplantı yapar, kaçışa yol açan nedenleri tesbit eder, o nedenlerin ortadan kalkması için aileye maddi ve manevi destek sunar. Bunun yanında, uyusturucu, hırsızlık ve benzeri alışkanlıklar edinenleri, bu alışkanliklarından kurtarma yolunda çaba sarfeder.
Dernekler, her yıl açacakları kampanyalarla, çocukları da bu kampanyalarda görevlendirerek, halktan, halk kuruluşlarından, esnaftan, belediyelerden, yiyecek, giyecek, para gibi bağış toplamayı çalışmalarının önemli bir parçası olarak ele alırlar. Içinde sokak çocuklarının yer alacağı kültür etkinlikleri düzenlerler. Sokak çocuklarından oluşan oyun ekipleri, tiyatro grupları kurar, çocuk resim sergileri düzenlerler. Sürekli gelir getirecek kaynaklar yaratmaya çalışırlar. Derneklerin başarısı, halkla kuracakları bağın gücüne bağlıdır. O bağ onlara, evden yeni kaçanlardan, sokak çocuklarinin barindiklari yerlere kadar bir yığın bilginin, eleştiri, öneri ve desteğin gelmesine, derneklerin daha isabetli kararlar almalarına ve gelişmelerine yol açacaktır.
Sokak çocuguyla dayanışma hareketinin süresi yoktur. Bu hareketin, çocuk ihtiyacı ve çocuk duyarlılığıyla yürütülmesi gerekiyor. Bu hareketi yürütenlerin bizzat kendileri, hareketin doğası gereği, çok daha derin insani duyarliliklarla donanacaklardir. Hiç bir şey, çocugun duyarlılığı, acısı ve ruhu kadar eğitici olamaz. Sokak çocuklarinin yaşamlari sarsıcı ve eğiticidir. Onlar, beton binaların, duyarsizliklarin, soğuğun, açlığın bakışlarını iyi tanırlar. Gülümseyen iyiligin gücü karsisinda, sevinç ve minnet duygulariyla sessizlesir, aninda siyrilirlar acilarindan. Sokak çocuklarina bu bakimdan buyurgan, kati bir disiplinle degil, iyimserligin, destegin ve iknanin diliyle yaklasmak gerekiyor. Kati disiplin onlara, yasadiklarini animsatir. Her dernek, her sokak çocugu için kisiligine ve özgürlügüne saygi duyan sicak bir yuva özelligi tasidigi müddetçe basarili olabilir.
Kaliteli siyaset, çikar gözetmeksizin veren ve vermek isteyen her görüsü, isiga ve ekmege dönüsen her çabayi, her farkliligi kucaklayan siyasettir. Çocugun aciliyet arzeden ihtiyaci, duyulmayan çigligi ve acisi, bu soruna derin bir hümanizma ve enginlikle sarilmayi emrediyor. Bu sorunu tekeline alan, kendi görüsünden olmayanlari distalayan, farkliliklara kapali bir anlayis, sözkonusu dernekleri, paravan derneklere dönüstürür. Kaliteli siyasetin ruhu, çocuk ruhuna yakindir. Hümanizmasi boyutludur. Çocuk sorununa, yani insanligin en duyarli yanina duyarlilikla yaklasir. Bu sorunu, insan olan herkesin öncelikli bir sorunu olarak kabul eder. Mevcut siyasetler, insani sorunlari güçlenmelerinin, tekel haline gelmelerinin birer araci olarak ele alirlar. Herhangi bir insani sorunu, güçlenmenin bir araci olarak ele almanin insani bir davranis olmadigini düsünmek bile istemezler. Bu onlarin insana bakislariyla ilgili bir sorundur. Bu sorun, insanligin kendinden kurtulusunun önündeki en büyük engeldir.
